Ana Menü
Anasayfa
Hakkımızda
Makaleler
Köşe Yazarları
Tarihten Sayfalar
Dini Bilgiler
Şiirler
Dosyalar
Forum
Çocuklar İçin
Linkler
Üyeler
Haberler
İstatistikler
İletişim
  ÜYE GİRİŞİ
2 Ziyaretçi 0 Üye
Kullanıcı ¦
Şifre ¦
Yeni Üyelik | Şifremi Unuttum
  Çalışkan Üyeler
hkaratas
Emin1294
ahmet ayhan
ytepe64
asungur
kudret
cuneytsonmez
nafiz
ilyasaktas64
bekircan
 
  MESAJ PANOSU






Yazan : hkaratas
Tarih : 2010-03-19
Değerli Büyüğümüz İbrahim AKYAR a Yüce Allah tan rahmet kederli ailesine başsağlığı diliyorum.
Yazan : husamettin_aslan
Tarih : 2010-03-16
degerli aile büyügümüz Kadir Aslan in vefaatini ögrendim ailemizin ve ciftlik köyünün basi sagolsun
Yazan : volkan64
Tarih : 2010-02-22
Dün yaptığınız şey size hala çok iyi görünüyorsa, bugün yeterli değilsiniz demektir.
Yazan : ciftlik
Tarih : 2010-02-04
Retci Hainler
Bu memleket ne cektiyse hainlerden cekmistir hainleri domuz kursunu ile vurmak lazim!
Yazan : ayibogan
Tarih : 2009-10-02
tüm köylülere almanyadan kucak dolusu slmlar
Yazan : kudret
Tarih : 2009-04-18
Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikayet ölümden olsun.

Tüm Mesajlar

  UŞAK'TA HAVA DURUMU
USAK
  SAYAÇ
08 Eylül 2010
Aktif  :  2
Bugün  :  27
Toplam  :  41662
  DÖVİZ KURLARI
 
  SON DAKİKA HABER
  ÇİFTLİKKOYU64.COM » Ah O Eski Günler ! » ÇOCUKLUĞUMUZDA...
Yazar Mesajı
hkaratas
Üyelik : 2007-04-14
Mesajı : 34
Gönderilme : 2010-01-21 08:01:29 Alıntı Yap
ÇOCUKLUĞUMUZDA...

Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
Hatta Babanım bile anahtarı yoktu.
Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi.
Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki.....

En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.
Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.
Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.
Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya,zıplaya yürüyerek gelirdik.


Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi.
Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.
Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi.

Susayınca girer evlerine su içerdik.
Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar,hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.
Kısacacı evine gidip gelen (...ki;sadece çişi gelen giderdi evine)elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.
Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de
gönderirdi.

Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu.

Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.

Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.
Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi...

Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.
Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz,onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.


Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.
Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.
Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.

Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki. Komşumu tanımıyorum ama evinin camında, temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.
Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.
Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece; bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.
Evlerimiz var, içinde yaşayan yok. Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.
Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks
binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar...
Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..

Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız, onlara dede, nene diye
hatırını soran çocuklarımız yok oldu.
Ben kapılarında 'vale'lerin, 'bady'lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.
Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp, taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.
Benim değildir bu kültür.

Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
Nedir bunlar?  
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.


Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
İyi de neden böyle olduk ?  
Biz mi istemiştik?

Yoksa birileri mi böyle istedi?..
'Her toplum hakettiği gibi yönetilir'derler ya, hakettiği gibi de yaşar diyelim mi ?



UTF-8
  Yukarı Dön Kullanıcı Profilini Görüntüle hkaratas Mesaj Gönder hkaratas MSN: hkaratas@msn.com ICQ Number
  Haber Listesi
Banaz 4. Yörük şenliği Başlıyor
HABER BAŞLIKLARI
SON DAKİKA SPOR HABERLERİ
  Haber Listesi
Banaz 4. Yörük şenliği Başlıyor
HABER BAŞLIKLARI
SON DAKİKA SPOR HABERLERİ